Menü

Nobel’i Gerçek Bir Türk Aldı: Mardinli Ülkücü Aziz Sancar!

nobanner

Kimya dalındaki 2015 Nobel Ödülü’nü iki bilim insanı ile birlikte Türk Profesör Aziz Sancar kazandı.

1946 yılında Mardin’in Savur ilçesinde doğan Aziz Sancar, DNA çalışmalarıyla bilinen bir bilim insanı. Şu anda Kuzey Carolina Üniversitesi Tıp Okulu’nda Biyokimya ve Biyofizik profesörü olan Sancar Türk Milliyetçisi kimliğiyle de tanınıyor. Aziz Sancar’ın Nobel ödülüne layık görüldüğü haberinin duyulmasının ardından sosyal medyada Sancar’ın HDP’ ye yakın olduğu iddiasının yayılmasına Sancar ailesinden sert tepki geldi. Aziz Sancar’ın ağabeyi Tahir Sancar Horasan’dan gelmiş Türkmen bir aile olduklarını açıklarken, Nobel ödüllü profesörün Ülkücü yeğeni Ülkü Sancar’da sosyal medya hesabından Aziz Sancar’ın eşi Güven Sancar’ın Bozkurt işareti yaparken çekilmiş fotoğrafını paylaştı.

Stockholm’de bulunan 2015 Nobel Kimya Ödülü sahibi Prof. Aziz Sancar kendisine Nobel kazandıran “DNA onarım mekanizmasının nasıl işlediği” üzerine gerçekleştirdiği araştırmasını anlattı.

Aziz Sancar: Kanseri önlemek için en iyisi sigara içmemek

Nobel Ödüllü Türk Bilim İnsanı Prof.Dr. Aziz Sancar Nobel Ödülü sigara içmemenin önemine vurgu yaparak şunları söyledi:
Nobel Ödülü DNA onarımı üzerindeki çalışmalarım için verildi. DNA onarımı hem kanser yapan ajanlardan hem de kanser tedavisi için kullandığımız ilaçların yaptığı DNA hasarlarını ortaya çıkarıyor. İki önemli kanser yapan etkenlerden biri güneş ışığı deri kanseri yapıyor ki çok önemli değildir. Deri kanserinin tedavisi var. En tehlikeli olan akciğer kanseri.
ÇALIŞTIĞIM MEKANİZMA O TAHRİBATI TAMİR EDİYOR AMA…
Sigaranın içindeki kimyasal maddelerle DNA’yı tahrip ediyor. Bu da kanser yapıyor. Benim çalıştığım DNA onarım mekanizması, sigara dumanının yaptığı tahribatı tamir ediyor. Tamir ediyor da; durmadan sigara içerse buna DNA onarım mekanizması yetişemiyor. Dolayısı ile kanser oluşuyor. Benim DNA onarımını arttırıp, bunu daha etkin yapacak durumum yok. O bakımdan kanseri önlemek için en iyisi sigara içmemek. Herkes tedavi et diyor ama sigara içmezsen zaten öldürücü kanserin yüzde otuzu kaybolur.”
“KANSER İLAÇLARININ ÇOĞU DNA’YI TAHRİP EDİYOR”
“DNA onarımı birde kanser tedavisi için önemli. Kanser ilaçlarının çoğu DNA’yı tahrip ediyor.” diyen Sancar, sözlerine şöyle devam etti:  “Kanser hücresi de yapılan bu tahribi tamir edip ürüyor. Biz kanser ilacını DNA onarımının düşük olduğu zamanı bulup o zaman versek veya DNA onarımını kanser hücrelerinde önlesek kanser ilaçlarının etkisini arttırmış oluruz. Normal dokulara zarar vermemiş oluruz. Biliyorsunuz kanser tedavisinde en büyük sorun saçın dökülmesi, mide bulantısı. Ama biz kanser hücrelerini daha hassas yaparsak DNA onarımını azaltıp o yönden onun etkinliğini arttırabiliriz.”
“SİGARA İÇİYORSAN…”
Nobel Ödüllü Aziz Sancar yaptıkları buluşların insan yaşamını uzatması anlamında bir etkisinin bulunduğunu sanmadığını belirterek, “Onarım mekanizmalarını çok ayrıntılı inceledik ve anlıyoruz. Onları hedef yapıp kanser hücrelerinde düşürmeye çalışıyoruz. Onu yükseltmek için de bir ilaç bulmak lazım. Tedavi yönünden, kimyasal yönden o ilaçların geliştirilmesi, bulunması lazım. İki konuda milleti inandırabilirsek kardeşim sigara içme, sigara içiyorsan sonra bana gelirsin, kanser olmuşum tedavi et’ dersin, olur ama sigara içmezsen zaten bana ihtiyacın yok. Bir de dediğim gibi buluşumuzun kanser tedavisinde faydası olacak. Fakat normal insanın hayatının uzatılması konusunda, bizim yaptığımız buluşların şu anda bir etkisi olacağını sanmıyorum.” dedi.

İşte Aziz Sancar’ın biyografisi…

Mardin Savur’da, 1946 yılında doğdu. İlk ve orta öğrenimini Savur ve Mardin’de tamamladı, ardından İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde eğitimini tamamladı. Savur’da iki yıl doktor olarak çalıştıktan sonra, Dallas’ta Teksas Üniversitesinde doktorasını, Moleküler Biyoloji dalında, DNA onarımı üzerinde 1977 yılında tamamladı. Dr. Sancar Yale Üniversitesi’nde yine DNA onarımı dalında doçentlik tezini tamamladı. 1982 yılında UNC Chapel Hill’de Biyokimya ve Biyofizik alanlarında çalıştı. Burada da DNA onarımı, hücre dizilimi, kanser tedavisi ve Biyolojik saat üzerinde çalıştı. 288 makale ve 33 kitap yayınladı. Prof. Sancar, ABD ‘de Ulusal Bilimler Akademisi ve Amerikan Sanat ve Bilimler Akademisi, Türk Bilimler Akademisi üyesidir. Vehbi Koç Vakfı’nda 2007 yılında ödül aldı. Sancar, Chapel Hill’de eşi Gwen Sancar ile yaşıyor. Aziz ve Gwen Sancar, Carolina’daki Türk Evi’nin kurucuları.

Farklı bir penceren Aziz Sancar kimdir? İşte biyografisi

Bilim dünyasının en köklü ve prestijli ödülü Nobel’e bir Türk daha damgasını vurdu. Nobel Kimya Ödülü’nü alan 3 bilimi insanından biri de Prof. Dr. Aziz Sancar oldu. İşte Prof. Dr. Aziz Sancar’ın hayatı ve çalışmalarının detayları…

Aziz Sancar, Mardin’in Savur İlçesinde, okuma yazma bilmeyen ancak eğitime önem veren sekiz çocuklu bir anne-babanın çocuğu olarak doğdu.

İstanbul Tıp Fakültesi’ni bitirdi. Yurtdışında yaptığı çalışmalarla Amerikan Ulusal Bilimler Akademisi’ne kabul edilen üç Türk’ten biri oldu.

ABD North Carolina Üniversitesi Biyokimya ve Biyofizik Bölümü’nde görev yapan Sancar, 300’e yakın bilimsel makale ve bu makalelere yapılan 12 binden fazla atıfla, bilimsel araştırmada eşine az rastlanır bir başarıyı temsil ediyor.

Sancar, 2005’te Amerikan Ulusal Bilimler Akademisi‘ne, 2006‘da Türkiye Bilimler Akademisi’ne Asil Üye olarak seçildi.

KANSERE KARŞI MÜTHİŞ BULUŞ!

Kanser konusunda yaptığı önemli çalışmalarla dünya çapında adını duyuran Türk bilim insanı Prof. Dr. Aziz Sancar, kanser tedavisinde “sirkadiyen saat (ritmik saat)” buluşuna imza attı.

Kuzey Carolina Üniversitesi Biyokimya ve Biyofizik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aziz Sancar, kanser konusunda önemli çalışmalar yapıldığını belirtirken, kanser mekanizmasının 10 yıl içinde çözüleceğine inandığını söyledi. Ancak kanserin nasıl olduğunu çözümlemenin onu tedavi etmek anlamına gelmediğine işaret eden Sancar, tedavi konusunda bir şey söylemek için erken olduğunu belirtti.

Her kanser çeşidinde farklı mutasyonların tespit edildiğini, dokudaki bazı kanserli hücreler öldürülse dahi başka mutasyonları kontrol etmenin zor olduğunu anlatan Sancar, “Kanser demek bir tek hücre tipi değildir, kanserde çok hücre tipi vardır, bütün bu hücrelere göre tedaviyi yöneltmek gerekiyor” dedi.

Kanserle ilgili olarak “DNA onarımı” konusunda çalışma yaptığını bildiren Sancar, şunları kaydetti:

”Kanser tedavisinde kullanılan ilaçların çoğu DNA’yı tahrip ediyor ve vücutta bulunan DNA onarım mekanizmaları, o kanser hücrelerinin yaşamasını sağlıyor. Biz bu mekanizmayı anlamak, aydınlatmak için bir çalışma başlattık. Bu mekanizmayı anlayınca onu “inhibe” edip, kanser hücrelerinin normal hücrelerden daha önce öldürülmesini sağlamaya çalışacağız. DNA onarımı mekanizmasını aydınlatmak, kanser tedavisi noktasında çok önemli. Gayemiz bu mekanizmayı açıklamak.”

NOBEL ÖDÜLÜ NEDİR? KİMLERE VERİLİR?

Nobel Ödülleri, (İsveççe: Nobelpriset, Norveççe: Nobelprisen) İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi, İsveç Akademisi, Karolinska Enstitüsü ve Norveç Nobel Komitesi tarafından kişiler veya kuruluşlara fizik, kimya, edebiyat, barış ve Fizyoloji veya Tıp alanlarındaki olağanüstü başarılarına verilmektedir. 1895 yılındaki Alfred Nobel’in vasiyeti doğrultusunda, 1896 yılından bu yana Nobel Vakfı tarafından idare edilmekte ve yürütülmektedir. Ekonomi dalında verilen bir başka ödül ise 1968 yılında Sveriges Riksbank ile Merkez bankasının İsveç ekonomisine yapmış olduğu katkılar nedeniyle verilmeye başlanmıştır.

Her ödül ayrı bir komite tarafından verilir; İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi fizik, kimya, ekonomi alanındaki ödülleri, Karolinska Enstitüsü Fizyoloji veya Tıp alanındaki ödülleri ve Norveç Nobel Komitesi edebiyat alanındaki ödülleri vermektedir. Norveç Parlamentosunca İsveç Akademisinden seçilen beş kişilik bir kurul ise barış alanındaki ödülleri verir. Ödül almayı hak eden kişi veya kurum bir madalya, bir diploma ve yıllar içinde değişen miktarda para ödülü almaktadır. 1901 yılında Nobel Ödülünü ilk alanlara 150,782 SEK verildi. Bu ödül Aralık 2007 yılındaki 7,731,004 SEK’e eşitti. 10 Aralık 2008 tarihinde Stockholm’de yapılan Nobel’in ölüm yıldönümü törenlerinde,  ödülü kazananlara 10,000,000 SEK para ödülü verilmiştir.

2011 yılı itibariyle, 20 kuruluş ve 69 ekonomi alanında ödül kazananlar da dahil olmak üzere toplam 826 kişi ve kuruluşa ödül verilmiştir. Dört Nobel ödülü sahibine, Nobel Ödülünü alması amacıyla kendi hükumetleri tarafından izin verilmedi. Almanya Adolf Hitler hükumeti, Richard Kuhn (kimya, 1938), Adolf Butenandt (kimya, 1939) ve Gerhard Domagk (Fizyololji veya Tıp, 1939)’ın ödüllerini almasına izin vermedi. Sovyetler Birliği’nin baskısı doğrultusunda Boris Pasternak (edebiyat, 1958) ödülü reddetti. Ayrıca Nobel Ödülü almaya hak kazanan Jean-Paul Sartre (edebiyat, 1964) ve Lê Ðức Thọ (Barış, 1973) ödüllerini almayı redettiler. Bunlardan Sartre hayatı boyunca tüm resmi ödülleri reddetmiştir. Lê Ðức Thọ ise o yıllarda Vietnam’ın içinde bulunduğu durum nedeniyle ödülü almamıştır.

Uluslararası Kızıl Haç Komitesi bugüne kadar Nobel Barış Ödülünü altı defa almaya hak kazanmıştır. 826 Nobel ödülü kazanandan, 43’ü kadındır; Marie Curie 1903 yılında fizik alanında ilk Nobel Ödülünü kazanan kadın olmuştur. Curie ayrıca 1911 yılında Nobel kimya ödülünü almaya da hak kazanmıştır.

Nobel Ödülü dış nedenler, aday olmamasına bağlı olarak verilmediği yıllardaki para ödülleri, ödülü vermeye yetkili temsilciliklerin fonlarına iade edilmektedir. 1940 ve 1942 yılları arasında II. Dünya Savaşı nedeniyle Nobel Ödülleri verilememiştir.